featured
  1. Haberler
  2. Alıntılar
  3. ABD-İsrail’in İran ve Direniş Ekseni’yle savaşı gölgesinde Erbaîn 2026: Birlik ve Direniş mesajı

ABD-İsrail’in İran ve Direniş Ekseni’yle savaşı gölgesinde Erbaîn 2026: Birlik ve Direniş mesajı

0
Paylaş

Her yıl bu zamanlarda, dünyanın dört bir yanından milyonlarca ziyaretçi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) torunu İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetinin kırkıncı gününü (Erbain) anmak üzere Irak’ın kutsal şehirleri Necef ve Kerbela’ya akın eder.

Miladi 680 yılında İmam Hüseyin (a.s) ve 72 yoldaşı, zalim Ümeyye hükümdarı Yezit’in rejimine biat etmeyi reddettikleri için Kerbela’nın çöl düzlüğünde onun ordusu tarafından şehit edildiler.

Her yıl milyonlarca ziyaretçi Erbain’i anmak için Irak’ta bir araya gelir; bundan on dört asırdan fazla bir süre önce Kerbela şehitleri tarafından tecellisini bulan ilkelere olan kutsal sadakat sözlerini tazelemek amacıyla Necef’ten Kerbela’ya yalınayak/yürüyerek katederler.

Ancak bu yıl Erbain, dini bir ziyaretten çok daha fazlası haline geldi. Günümüzün Yezitlerine karşı güçlü bir siyasi duruşun, bir direniş gösterisinin ve bir birlik tezahürünün simgesi olarak öne çıktı.

Şehadetin Gölgesinde Bir Ziyaret

2026 Erbain’i, derin bir kaybın ağırlığı altında idrak ediliyor. 28 Şubat 2026’da İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, Tahran’da Amerikan-İsrail ortak saldırısında şehit edildi.

Aynı gün ve takip eden haftalarda çok sayıda üst düzey askeri komutan ve yetkili de şehit düştü. İran’ın güneyindeki Minab şehrinde ise 160’tan fazla ilkokul öğrencisi, dayatılan bu üçüncü savaşın ilk gününde ABD-İsrail savaş makinesi tarafından katledildi.

Bu nedenle, bu yılki Erbain, özellikle bu yıl adeta Erbain’in ilk ziyaretçisi haline gelen Şehit Lider’in anısıyla daha da derin bir anlam kazandı.

Temmuz ayının başlarında, devasa bir yas tutan kalabalık, ona veda etmek için kutsal Necef ve Kerbela şehirlerinde tarihi bir cenaze töreninde toplandı. Naşı daha sonra Necef’ten Kerbela’ya doğru tarihi Erbain güzergahı boyunca taşındı ve milyonlarca insan onu karşılamak için yol boyunca dizildi.

Iraklı yetkililer ve Direniş Ekseni liderleri bu kitlesel katılımı “Amerkan ve İsrail saldırganlığı karşısında bir birlik ve kararlılık mesajı” olarak nitelendirdi.

Bu yılki Erbain sloganı olan “Mithli la yubayi’u mithlah” (“Benim gibisi, Yezit gibisine biat etmez”), şehit Lider’in yaşamında, karakterinde ve mücadelesinde İmam Hüseyin’in (a.s) küresel kibir güçlerine karşı sergilediği sarsılmaz duruşun ve direnişin mükemmel bir yansımasını gören milyonlarca insan arasında yankı buldu.

Bu yılki Erbain Yürüyüşü’nde ziyaretçilerin, ABD-İsrail’in ülkeye karşı yürüttüğü savaşın ortasında İslam İnkılabı’na olan bağlılıklarını ve sadakatlerini yeniden teyit ederek, şehit Lider’in ve onun layık halefi Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in portrelerini taşıdıkları görüldü.

Ateş Altında: Amerikan ve Suudi Saldırganlığı

Erbain törenlerinin zirve noktasına sadece günler kala, ziyaret etrafındaki jeopolitik gerilimler geçen hafta en yüksek noktasına ulaştı.

Ortak bir saldırı eylemiyle ABD ve Suudi Arabistan, Bağdat, Vasıt, Ninova, Basra, Kerkük, Kerbela ve Diyala dâhil olmak üzere Irak’ın birçok vilayetinde Irak Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) mevzilerini füze ve topçu atışlarıyla hedef aldı.

Saldırıda en az 20 kişi şehit oldu, 32 kişi de yaralandı. Ancak saldırganlar kendilerini askeri hedeflerle sınırlandırmadılar; ziyaret altyapısına da zarar verdiler. Gelen raporlara göre Suudi-Amerikan saldırıları, Kerbela’daki Ebu Useyd köyündeki bir Hüseyni toplanma alanı da dâhil olmak üzere, Erbain güzergâhı üzerindeki mevakib (ziyaretçi hizmet istasyonları) ve destek tesislerini vurdu.

Irak’taki İslami Direniş, Bağdat hükümetini uyardı ve Irak’ın egemenliğinin bu küstahça ihlaline yanıt vermesi için 7 Ağustos’a kadar süre tanıdı. Aynı zamanda Direniş Cephesi, ziyarete veya mevakiblerin işleyişine engel olmamak adına her türlü misilleme eylemini Erbain törenleri sonrasına ertelediğini duyurdu.

Bu kararın mesajı şuydu: Düşman saldırganlığı karşısında bile Erbain’in kutsallığını korumak ve ziyaretçilerin güvenliğini sağlamak en yüksek öncelik olmaya devam ediyordu.

İmanın Lojistiği: Kavurucu Sıcakta Milyonlarca Ziyaretçiyi Ağırlamak

Amerikan ve İsrail tarafının savaş çığırtkanı tehditlerine rağmen, bu yılki Erbain ziyareti benzeri görülmemiş bir ölçekte devam etti. Erbain, Necef’ten Kerbela’ya yapılan yürüyüşe onlarca milyon insanın katıldığı, dünyanın en büyük yıllık toplanmalarından biridir.

Bu devasa etkinliğin yarattığı lojistik zorluk gerçekten olağanüstüdür. Dünya Sağlık Örgütü, bu yılki Erbain’in bu dönemde kaydedilen en yüksek sıcaklıklarla çakıştığı konusunda uyarıda bulunmuştu.

Gündüz sıcaklıklarının 45°C civarına ulaşması beklenirken, gece sıcaklıklarının 30°C’nin üzerinde kalacağı tahmin ediliyordu. Örgüt, Kerbela ve Necef de dâhil olmak üzere Irak’ın 18 vilayetinden 10’unu sıcaklığa bağlı hastalıklar açısından yüksek riskli bölge olarak ilan etti.

Yine de ziyaret güzergâhı boyunca kurulan kriz yönetim merkezleri; ziyaretçileri korumak amacıyla güvenli içme suyu istasyonları, gölgelikli dinlenme alanları, güneş çarpması tarama ve tedavi merkezleri ile meteorolojik verilere dayalı anlık uyarı sistemleri oluşturdu.

Haftalar süren anma törenleri Salı günü Erbain ile sona ererken, ziyaretçilerin sorunsuz bir yolculuk geçirmelerini sağlamak için her türlü çaba gösterildi.

Direniş Ekonomisi ve Mevakib Ruhu

Bu devasa lojistik operasyonun kalbinde, direniş ekonomisinin ve halk dayanışmasının dikkate değer bir ifadesi yatmaktadır: Mevakib.

Necef’ten Kerbela’ya uzanan 80 kilometrelik güzergâh boyunca sıralanan bu gönüllü hizmet istasyonları; milliyet, cinsiyet, renk, inanç veya dini aidiyet gözetmeksizin tüm ziyaretçilere ücretsiz su, yemek, konaklama ve tıbbi hizmet sunmaktadır.

İran’ın uluslararası yaptırımlar ve ekonomik baskılar altında olduğu bir dönemde mevakibler, “direniş ekonomisi” olarak tanımlanan şeyi – devlet yapıları ve kurumsal çıkarlardan bağımsız olarak işleyen, öz kaynaklara ve gönüllü halk iş birliğine dayalı bir ekonomiyi – temsil etmektedir.

Sadece İran’ın Dehloran ilçesinde onlarca mevakib ziyaretçilere hizmet vermek için hazırlandı.

Sınır bölgesinden Kürt kadınları, ziyaretçilere aşı çorbası ve kelane gibi geleneksel yemekler pişirerek Sünni ve Şii Müslümanlar arasındaki dayanışmanın bir örneğini sergiliyor.

Necef ve Kerbela valileri de İran mevakiblerine yakıt tahsisi ve diğer lojistik yardımlarda bulunma sözü verdi. Saddam rejiminin yıkılmasından sonraki son yıllarda yakın stratejik müttefikler haline gelen iki komşu Müslüman ülke İran ve Irak arasındaki bu yakın iş birliği, dini inancın siyasi sınırların ötesinde güçlü bağlar kurabileceğini kanıtlamaktadır.

Filistin Bayrağı: Birliğin Sembolü

Şüphesiz bu yılki Erbain’in en dikkat çekici görsel imgesi, Kerbela’ya çıkan yollarda dalgalanan Filistin bayrakları oldu.

Filistin bayrağı, Gazze’de devam eden soykırım niteliğindeki savaşa karşı bir dayanışma ve İsrail işgaline karşı geniş kapsamlı Filistin direniş davasının bir sembolü haline geldi. İmam Hüseyin’in (a.s) yolu boyunca bu bayraklar, MS 680’deki Kerbela olayları ile ezilen halkların günümüzdeki mücadeleleri arasında bir bağ kurmaktadır.

Bu yılki Erbain ziyaretine çok sayıda Filistinli katıldı ve Hüseyni mirası ile işgal altındaki Kudüs’ün savunulması arasındaki bağı daha da vurgulamak için “Nida el-Aksa” (Mescid-i Aksa’nın Çağrısı) adını taşıyan mevakibler kuruldu.

Bu katılım sadece siyasi bir sempati ifadesi olarak değil, ortak bir dava etrafında Şii ve Sünni Müslümanlar arasındaki birliğin bir tezahürü olarak sunuluyor. Erbain, öteden beri sadece Şii ve Sünni Müslümanları değil, diğer dinlerin mensuplarını da bir araya getiren bir İslami birlik sembolü olarak görülmüştür.

Bu yıl diğer dinlerden insanların katılımı da özellikle dikkat çekiciydi. Hıristiyanlar – ve hatta sadece insan dayanışması mucizesine tanıklık etmek için gelen inançsızlar bile – bu toplanmaya katıldı.

Farklı ülkelerden geliyorlar, farklı dilleri konuşuyorlar, farklı kıyafetler giyiyorlar ve farklı yemekler yiyorlar. Yine de tek bir ortak inancı paylaşıyorlar: Zulme karşı durmanın, ibadetin en yüce formu olduğu.

Başını Başka Yöne Çeviren Bir Dünya

Her yıl olduğu gibi, Batı haber medyası Erbain toplanması ve son zamanlarda ziyaretçilere yönelik gerçekleştirilen saldırıların haberleştirilmesinde göze çarpan çelişkiler ve açık bir taraflı tutum sergiledi.

Onca milyonlarca katılımcısıyla Erbain ziyareti, dünya çapında genel olarak en büyük yıllık toplanma ve terörizme karşı en büyük yürüyüş olarak kabul edilmesine rağmen, başlıca Batı medya kuruluşlarının buna karşı manidar bir sessizliği koruduğu ifade ediliyor. Aynı yayın organları, çok daha küçük ve önemsiz olaylara geniş yer ayırmaktadır.

Erbain haber yapıldığında ise raporlar genellikle ziyaretin birlik ve fedakarlık mesajı yerine belirli yas ritüellerine odaklanarak onu şiddetli veya mezhepçi gösterme eğilimindedir.

Daha büyük bir çelişki ise Suudi Arabistan ve Birleşik Devletler’in Kerbela vilayetindeki mevakiblere ve Erbain ziyaretçilerine yönelik son cani saldırılarına verilen tepkide ortaya çıkmaktadır.

Erbain törenlerinin en yoğun olduğu döneme denk gelen bu saldırılar, sadece Irak’ın egemenliğinin açık bir ihlali olmakla kalmayıp, aynı zamanda savunmasız ziyaretçilere karşı işlenmiş suçlar niteliğindedir.

Irak kaynakları mevakiblere ve ziyaretçilere yönelik saldırıları bildirirken, Batı medyası bu saldırganlığı çoğunlukla direniş üslerine yönelik harekatlar ve “İran faaliyetlerine” verilen yanıtlar olarak çerçeveledi; masum ziyaretçilere karşı işlenen gerekçesiz suçlara ise pek az dikkat ayırdı.

Meryem Beşirpur
Press TV

ABD-İsrail’in İran ve Direniş Ekseni’yle savaşı gölgesinde Erbaîn 2026: Birlik ve Direniş mesajı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter